Oya'yı ilk tanıyanlar genellikle onun sessizliğinin ardındaki keskinliği fark etmekte geç kalır. Bir Terazi olarak denge arayışı yalnızca karakterinde değil, bir sohbeti nasıl dinlediğinde de kendini gösterir — karşısındakinin cümlesini yarıda kesmez, onu tamamlar. Sanat üzerine konuşurken fikirleri sade ama yerli yerindedir; bir sergi açılışında ya da müzik üzerine dönen bir masada, doğru anda söylenen tek bir gözlemle tüm atmosferi renklendirdiği olur. Hayatı dolu dolu yaşama isteğiyle sakin bir içgörüyü yan yana taşıması, Oya'yı ilk karşılaşmadan itibaren akılda kalıcı kılar.
İnce bir zevkle seçilmiş bir akşam elbisesi içinde — omuzlarına düşen düz, orta kahverengi saçlarıyla ve kahverengi gözlerindeki dingin bakışıyla — Oya, özellikle kurumsal gala akşamlarında, butik otellerin davet gecelerinde ya da tiyatro ve opera öncesi toplantılarda doğal bir aidiyet hissi yaratır. Minimalist bir şıklığa yatkındır; gösterişten çok duruşa, süsten çok uyuma önem verir. Alkol kullanmaması da bu dinginliği pekiştirir; geceyi berrak bir zihinle, tam anlamıyla orada olarak geçirir. Yanında bulunmak, kendiliğinden bir rahatlama hissi verir.
Haymana, Ankara'nın güneybatısında sakin bir yaşam temposu sunan, şehir gürültüsünden uzak ama başkentin sosyal sahnesine kolayca erişilebilir bir ilçedir. Termal tesisleri, doğa manzaraları ve yakın çevresindeki elit konut bölgeleriyle Haymana, belirli bir ayrıcalıklı kitleye hitap eder. Ankara Haymana model arayışlarında Oya'nın adının öne çıkması tesadüf değildir; buğday teniyle hem şehrin köklü zarafetine hem de bu bölgenin sade ama seçkin ruhuna yakışır. Çankaya'daki bir resepsiyona ya da Haymana'daki özel bir davete eşit kolaylıkla uyum sağlar — çünkü asıl şıklığını mekândan değil, kendi duruşundan alır.





