Rabia'nin en belirgin özelliği, sessiz bir odaya girdiğinde bile konuşma başlatmasıdır — ama bunu yüksek sesle değil, sorduğu tek bir soruyla yapar. Oğlak burcunun verdiği o ölçülü sabır ve keskin gözlemcilik, ona sohbetlerde nadiren rastlanan bir derinlik kazandırır: karşısındakini gerçekten dinler, sonra tam zamanında isabetli bir noktayı ortaya koyar. Üniversite eğitiminin kazandırdığı kültürel birikim, konuşmalarına doğal bir akış sağlar; mimarlıktan klasik müziğe, şehir planlamasından çağdaş edebiyata uzanan bir yelpazede kendini rahatça ifade eder. Hayatla kurduğu ilişki temkinli değil, seçici — farkı bu.
Rabia'e en çok yakışan ortamlar, zarafetin gürültüye ihtiyaç duymadığı yerlerdir. Bir fine dining akşam yemeğinde şarap eşliğinde süren o yavaş, kaliteli sohbet; bir sanat galerisi açılışının loş ışığında resmin önünde durup düşünmek; kurumsal bir gala gecesinde masanın en sakin ama en dikkat çeken köşesi — bunların hepsinde Rabia kendi doğal ortamındadır. Omzuna dökülen açık sarı kıvırcık bukleleri ve yeşil bakışlarının taşıdığı sakin özgüven, minimalist kesimli bir akşam kıyafetiyle birleşince gösterişsiz bir çekim yaratır. Sadeliğin içindeki bu güç, onu zorla değil doğal olarak fark ettiren şeydir.
Eryaman, son yılların en hızlı dönüşen Ankara semtlerinden biri olarak kendine özgü sosyal bir ritim kurmuştur; geniş bulvarları, yeni nesil restoranları ve büyüyen kültürel etkinlik takvimi olan bu bölge, şehrin dışa açık yüzünü temsil etmektedir. Ankara Eryaman model arayışlarında Rabia'nin öne çıkması tesadüf değildir: Ankara'nın modern ama köklü sosyal dokusuna hem uyum sağlar hem de ona kendi yorumunu katar. Bölgenin kozmopolit havasında koyu esmer teniyle taşıdığı Akdeniz sıcaklığı, şık bir davette içten ama ölçülü bir atmosfer yaratır. Eryaman'dan Çankaya'ya uzanan etkinlik güzergahında Rabia, sahnenin bir parçası olmaktan çok sahneyi tamamlayan isimdir.





