Yasemin'in sohbetine dahil olmak, çoğu zaman beklenmedik bir yerden başlar: bir sergi kataloğunu çeviriyor gibi gözlemler ve ardından tartışmayı bambaşka bir boyuta taşır. Akrep burcunun verdiği o derin sezgi, onu dinleyen değil, gerçekten kavrayan biri yapar. Üniversite eğitiminin genişlettiği kültürel çerçeve sayesinde sanattan siyasete, edebiyattan şehir mimarisine uzanan konularda rahatça dolaşabilir; söyleşiyi asla yüzeysel bırakmaz. Entelektüel ama ağır değil, meraklı ama gösteriş yapmayan bir enerjisi vardır. Yanında geçen zaman, düşünülmüş bir cümlenin ardından gelen sessizliğin ne kadar değerli olduğunu hatırlatır.
Fine dining akşam yemekleri, sanat galerisi açılışları ve butik otel davetleri, Yasemin'in en doğal göründüğü ortamlardır. Seçilmiş bir kurumsal gala ya da özel bir tiyatro gecesinde de aynı rahatlığı taşır; mekânın havasına ayak uydurmak için çaba harcamaz, çünkü o hava zaten onun içindedir. Omzuna düşen kumral dalgalı saçlar ve açık tende hafifçe parlayan yeşil gözler, sadeliğin de ne denli çarpıcı olabileceğini gösterir. Giyimde minimalist bir şıklığı tercih eder; gereksiz detaylardan uzak, biçimi konuşturan parçalar. Bir kadeh şarap eşliğinde yürütülen bir açılış davetinde ya da uzun bir gala masasında, varlığı mekânın tonunu yükseltir.
Ankara'nın Bala bölgesi, şehir merkezinin yoğunluğundan arınmış, kendi ritmine sahip sakin bir yerleşim dokusuna sahiptir. Buradaki sosyal yaşam daha seçici, daha samimi ve gösterişsiz bir incelikle örülüdür. Bala'nın yeşillikle iç içe, sakin ama sofistike atmosferi Yasemin'in duruşuyla doğal bir uyum içindedir. Ankara Bala model arayışında bu uyumu gözetenlerin Yasemin'e yönelmesi tesadüf değildir; şehrin bu köşesi, acelesi olmayan ve kaliteyi sessizce taşıyan bir zarafeti ödüllendirir. Açık teniyle Ankara'nın erken sonbahar ışığına yakışan Yasemin, bu sahnenin en çok hak ettiği isimlerden biridir.





